Friday, December 31, 2010

mutlu

bugünkü ilk hediyem lolipop oldu, süpeeeer, çok tatlı bir hediye oldu, gittiğiniz yere cebinizde, çantanızda yılbaşı şekerlerinizi koymayı unutmayın, her an davetsiz, yahuuu senin gelceğini hiç düşünmemiştim diyeceğiniz insanlar çıkacağı için, bir şekilde vaziyeti kurtarabilirsiniz, bana verilen tabiki de vaziyet kurtarma hediyesi değildi, böyle olunca daha bi havalı oldu tabiki de :D

Thursday, December 30, 2010

kenarda

aslında o bu değil de çanta almam lazım bir tane heryere aynı çantayla gidiyorum, ayakkabı değişiyor elimde çanta değişmiyor, chloé marcie indirime girmeni beklesem 70yaşını bulur muyum, heryerden yılbaşı tebriği geleceğine sen gel ayrıca yazın da turuncu moda olacak, ayakkabıyla rüzgarlığı şimdiden koydum pantolonla gömleğim kaldı eksik bi de çantaaaam

oluyor

ofiste sıcak kaloriferin yanında iyicene mayıştım ya, evdeki kaloriferler bozuk, 3sene olucak yaptırmaya niyetlendik tabiki de en az 7senedir yaptırılması gerekiyor aslında, depoladıkça sıcaklık depolıyım, eve gidince depodan yerim, sıcak sucak ortam derken beynimde direk ayak ısım nerdeyse o da oraya gidiyor, kumsal, deniz, yada havuz bolca kloru basılıpta temizlenmiş, karışan kuruşan yok, ben 2seksen hayat 3doksan hiçbirşeyin noksan olmadığı bir dünya, üzerimde de topshop'un zarif bikinisi, kesin kırmızı beyaz tonlar bundan çok eminim, süper olurdu ya,en iyisi pencereden suratımı çıkartıyım de, kendime geliyim, yoksa iyice kendimi çok farklı dünyalarda bulucam

bir şekilde

bu kış da gelip geçicek, bu kazaklara demirlenmedik herhalde diye düşünüyorum kendi kendime, ayaklarımı ısıtan kalın havlu çoraplar bir an bile gelmicek aklıma sandaletlerimi giydiğimde, e o zaman işte bu zaman internetten sağda soldan şimdiden bulursam ne giycem ne giymicem kargolattırsam anca zaten bahara gelir, shipping olayları 10 numara işlediği için. camille! beni ol! bu bahar benim ol! nolursun benim ol! ol dedim sana daha ne diyim! yaz akşamı da bronz tene ne güzel durursun, kimselere sölemem benim ol!

bak şimdi

bu sene deniz kızı olamadım seneye kesin olucam bu gidişle, heryerdeki bu pırıltıdan nasibimi son dakika da olsa almam gerek, kesinlikle ben yapamam demeyin, çünkü ben de demicem.

uzakdan nasıl da güzel gözüküyor, bu akşam oturup başlasanız yada eli iğne, iplik tutan birisinden rica etseniz, eski yada yeni ne fark eder, skinny pantolonuzu, canınız sıkıldığı ama yahu üzerime süper oluyor dediğiniz bir tanesini vaaay be haline getirebilirsiniz yılbaşına kadar. bugünlerde 10 kelimemden biri yılbaşı, yeniyıl, tabiki de başka ne olucaktı, herkes şu anda onu konuşuyor, yok bilmemne konserine biletler, yurt dışı uçak biletleri, ordaki cafe'de burdaki restaurant'ta yer rezervasyonları.oteller, yeni şehirler, yeni arkadaşlıklar, partiler, buluşmalar, güzel heyecanlar, bazı yerlerde yapay kar bile yağdıracaklarmış, hahahahah zeki müren de bizi görecek mi esprisi aklıma geldi, detaylı haline bakıp ince işçilikle ve seçilen renklerin birbirine yakın olmasına dikkat etmek lazım ki, hafif bir gölge, bir hareketlenme vererek bu iş kotarılır gibime geliyor, yada gidin alın hazır yapılmışı var cavalli'de :D

Wednesday, December 29, 2010

daha neler

iş çıkışı direk bir alışveriş merkezine gittim. çünkü banka kartından kazandığım bilmem ne bedava bonusum biteceğinden korktum. aklım karışıyor bazen böyle yerlerde indiğim merdivenlerden tekrar çıkıyorum, aynı dükkanın önünden kaç kere geçiyorum, saymıyorum. heryerde yılbaşından dolayı özel indirimler %60, %50'lere varan. çok sevindim sonra derken yavaş adımlarla kozmetikçilerin de önünden geçiyorum, çaktırmadan içerdeki indirimleri görmem lazım, neeeeeee parfümlerde %50 indirim mi, naptınız siz ya, geçen ay gamze sizden parfüm almıştı, alma kızım dememe rağmen, ben olsam şimdi oturup ağlardım da nese, biraz daha hızlı yürüyüm dedim, herkesin elinde 5'er 10'ar poşetlerde bende daha birşey yok. sağa bakındım sola bakındım, her zamanki gibi aradığımı bulamadım, aradığımı zaten kolay bulsaydım o zaman aradığım olmazdı, şaşardım. seyahat valizlerine bakan iki adam gördüm, ooooooo paşam yolculuk nereye diye ben sormaya kalmadan, peşim sıra yürüyen merdivenlerden indiler ve konuşmalarına kulak misafiri oldum. yurt dışına çıkıcaklarmış denedikleri valizin ağırlığı 3 kilo gibi birşeymiş, limitlerininde 18-20 olduğu varsayarsak bu işin yaş olduğunu savunuyorlardı. canım benim sen rimowa'yı al içi boş gitsen de olur, gittiğin yerden doldurursun artık diyemedim tabiki de elalemin tanımadığım adamına.benim tercihim bu valiz işinde eğer bir seçim yapmak zorunda kalsaydım şayet klasik kutu biçiminde olanlar olurdu üzeri deri kaplı içini de istediğim desenle döşettebileceğim birşeyler. el yapımı bu kadar valiz yaptırdıktan sonra kiloda da 3'ün 5'in hesabını yapmaz ve pazar çantasını da yaptırırdım hatta. bonusla ne aldım diye sorcak olunursa geçen gün internetten indirdiğimiz ama ortasından sonra bozuk olan filmi indirim reyonunda gördüm hemen kaptım. bu kış günlerinde evde film izlemek gibisi yok, izledikten sonra tekrar jelatinleyip yılbaşında verilecek hediyeler listeme koyabilirim :D

yoksa

yok oraya gidicem ne giyicem yok buraya gidicem ne giyicem, şimdi de yılbaşı geliyor ne giyicem diye başımın etini kendi kendime yiyorum. birkeresinde bir yılbaşı gezmesine gitmiştik hayatımda ilk defa akıllıca davranıp siyah birşeyler giymiştim çünkü gelecek olan diğer insanları öncelikle tanımadığım için ne giyeceklerini kestiremediğimden, aktivitenin disko topu ben olmak istememiştim,

yoksa şimdi sahneye çıkıcak olsam isabel'in bu taytından anında sipariş veririm, akıllı davransaydın bu taytı renkli rünklü yapsaydın deniz kızı olurdu giyen, tek renk gitmişsin ucuza kaçmışsın. olmadı hayata bir şans verebilir ve siyah uzun elbisenizin altına bu taytı da giyebilirsiniz, her an gecenin akıbeti değişir de arkadaşlarınız sizi diskoya götürürse açıkta kalmazsınız, tabi bence zaten her bayanın çantasında en az 1, gardrobunda 3 parlak tayt olmalı. tabi parlak tayttan yana olursa seçim o zaman takıyı çok abartmamak lazım, malum ters akışkanlar mekaniği.

tamam mı

büyük sözü dinleyip içine atlet başına da bereni takmışsın, aferin lily aferin, ama atleti içine sokmayı, önünü de kapamayı unutmuşsun ya ne diyim ben sana, böyle bir rus şapkası kulaksız olacak ama üzerinde binbir çeşit rozetle ne güzel giderdi şimdi, çekiliiiiiiiiiin şimdi devrim zamanı, bu modellerde kulağın ısınınca belin de ısınmış sayılıyormuuş.

bir yanım diğer yanım her yanım

öğle yemeğinde dışarı çıkamadım, aslında genelde de çıkmıyorum da, çıksam da nereye çıkıcam, zaten yemek kartımda da az para var, evden mandalina getirmiştim biraz ondan biraz bundan yiyorum işte. pek küçük değildim de yine de küçüktüm, bizim evde soba yandığında mandalinalar hemen üstüne konur yanışını koklardık sonra da tepesinden sobanın atardık bu sefer de yanışını izlerdik. bana bak benetton kızı, o ayağındaki ayakkabılar muhteşemmiş ama o çanta o parlak monta olmamış. ben olsam biraz daha üstüne koyar calvin klein'ın parlak botunu alırdım, boynuma da siyah birşey takardım kesin

ne alıcam, ne yapıcam

panik oldum! olmıyım mı, ay sonu geldi maaşı yedim bitirdim, yılbaşı geldi, daha bir tane ataç bile almadım kimseye, herkese kendine özgü hediye almak lazım, o lazım, bu lazım, bana da biiir huzur lazım yani. arkadaşım gaye iş sebebiyle yılbaşına azerbaycan'a gidiyor, onun yerinde olmak isterdim, geldiğinde yılbaşı geçmiş olcak ve tabiki de hediye alma zorundalığı direk rafa kalkacak, en fazla duty free'den iki şekilli çikolata yada jack'la bu işi kotaracak. olmuyor, olmuyor böyle, internet ucuzluk sitelerine de bakıyorum her sabah, onlar da gönderim garantisi yok diyor, gıcık mısınız yahu, yada bana düşman mısınız? O zaman bu kısa zamanda evde kendi üretimim birşeyler yapabilirim bence, neden olmasın, hatta 10numara olur.


Bu cd kapaklarından olan avizeyi yapmıcam tabikide, bunu kendime başka zamanım da yaparım artık. bunun yerine 2010 en sevdiğim albümlerden bir mix birşeyler yapsam bence fena olmaz. ihtiyacım olan mini cd'ler, onlara birer paket yapmak için kraft kağıt zarf olmadı kendim keser krafttan yaparım,bir de üzerine herkese özel birşeyler çizdim mi, iyi ki elim kağıt kalem tutuyor, bir de güzel kırmızı yeşil kurdeleler aldım mı, bari oturup bir playlist yapıyım :D

Tuesday, December 28, 2010

cookie man ıslanmadan gel

yeni yıl için herkes gibi ben de süper ötesi
heyecanlıyım, her sene sonu yaklaştığında o gün için 10 milyon kere değişen planlara bayılıyorum. anneme kardan adam kılıklı kurabiye yaptırıyım de, ofis yılbaşı partisi, toplaşması olursa götürürüm, fincan çaylarına bandırıp yerler. yıldız olanları da güzel. keşke daha önce aklım başıma gelseydi de arkadaşlarıma, sadece çok sevdiklerime konsept cookie hediyesi hazırlayıverseydim, renkli kurdeleler takardım, renkli kutularda, şekerini de renklendirirdim belki, böylelikle 2 adet yumurta 125 gr margarin 1 paket kabartma tozu 1 çay fincanı toz şeker ve karışımın aldığı kadar unla bu işi çözerdim, ama ben kesinlikle bir klasik olan eldiven-atkı eküri hediyesine nail edecek gibi duruyorum onları yine. Okulda da yılbaşı çekilişlerinde gep eldiven-atkı alırdım. bu sene klasiğimi vibram foot glove larla bozmak isterdim tabiki de ama ben onlara alacağıma onlar bana alsın böyle birşey, :D

aman tanrııım bu soğuklar

işten çıktım ve otobüse binmeye giderken bir de baktım yağmur yağıyor aslında daha önce ayaklarımın hafif hafif suyu hissetmesiyle başladı herşey. Sabahleyin hava biraz kuru gibi olduğu için yağmur botlarımı giymedim tabiki de, çünkü ankle botlarıma zanotti ler kadar olmasa da para verdim biraz giyiiiim, hevesimi alıyım dedim. Bu arada benimkilerin topuğu bu kadar da yüksek olmadığı için bütün gün çalışma koşullarına da ayak uydurabiliyorsunuz. Ama yan fermuarlarınla ne kadar da cezbedici duruyorsun öle giuseppe!

Alttan yavaş yavaş suyun girdiği ankle botlarımla, tam anlamıyla ne yapacağımı şaşırmış birşekilde beklemeye başladım durakta çünkü bineceğim otobüs tıklım tıklım olacağı şaşmaz bir kural, o ıslak ayakların üzerinde onca yol git, otobüs camından artık yanımdan geçen spor arabaları izleyerek ısınırım artık bende napıyım diyerek akşam ki randevuyu iptal ettim, elveda chanel 505 diyerek tarhana çorbasına kucak açtım. Bir an önce kışı atlatıp baharı geçmek istesem de yooooook, daha içilecek çoook sıcak çikolatalar var :D

bir trend olarak oje


Evet, herkesin de bildiği gibi bu sene chanel den oje almadıysan öl senesi, ben de tabiki bu akşam en sevdiğim arkadaşım müge'ye gidip biraz sohbet edermiş gibi yapıp o mutfağa gittiğinde bize birer sıcak çikolata yapmak için, chanel 505'inden sürcem, napıyım sürmiyim de geri mi kalıyım diğer kızlardan?

ben de varım!


stil me stil you stil everything you touch........... bak direksiyonu bıraktım nasıl da gidiyorum.....