Tuesday, December 28, 2010

aman tanrııım bu soğuklar

işten çıktım ve otobüse binmeye giderken bir de baktım yağmur yağıyor aslında daha önce ayaklarımın hafif hafif suyu hissetmesiyle başladı herşey. Sabahleyin hava biraz kuru gibi olduğu için yağmur botlarımı giymedim tabiki de, çünkü ankle botlarıma zanotti ler kadar olmasa da para verdim biraz giyiiiim, hevesimi alıyım dedim. Bu arada benimkilerin topuğu bu kadar da yüksek olmadığı için bütün gün çalışma koşullarına da ayak uydurabiliyorsunuz. Ama yan fermuarlarınla ne kadar da cezbedici duruyorsun öle giuseppe!

Alttan yavaş yavaş suyun girdiği ankle botlarımla, tam anlamıyla ne yapacağımı şaşırmış birşekilde beklemeye başladım durakta çünkü bineceğim otobüs tıklım tıklım olacağı şaşmaz bir kural, o ıslak ayakların üzerinde onca yol git, otobüs camından artık yanımdan geçen spor arabaları izleyerek ısınırım artık bende napıyım diyerek akşam ki randevuyu iptal ettim, elveda chanel 505 diyerek tarhana çorbasına kucak açtım. Bir an önce kışı atlatıp baharı geçmek istesem de yooooook, daha içilecek çoook sıcak çikolatalar var :D

No comments:

Post a Comment