Tuesday, January 18, 2011

arada sırada

bazen çok akıl hiç akıldan iyidir, hele ki bu kendi aklınızsa, orjinal dvd alayım film izleyeyim dedim, benim neyim eksik evinde 24 ayar çatal bıçak takımından daha pahalı koleksiyonları olanlardan dedim, ve indirime girmiş dünya klasiklerinden bir film alıyım dedim, dünya benim olsun klasikler senin olsun ver ordan bize bir korku filmi diyemedim, sonra kasada boyumun ölçüsünü almayayım diye, neyse taktık mı dvd'yi okuyucuya, başladı mı film, ohh ne güzel film geçiyor, ben kendimden geçiyorum orjinal dvd izliyorum diye, alakasız bir yerde film bitti, noldu şimdi ya dedim, ne mutlu son var ne mutsuz, bir son yok ortada, yahu bu filmi ben ortaokulda beginner ingilizce kitabından okumamış mıydım, bu kadar mı film, ekrana bakıyorum, ortaokul arkadaşlarımdan birisini mi arasam, hikayenin sonu için belki hatırlıyordur, ya da raflara baksam kitap için, ama onu da o zamanlar ingilizce okuma kitabı zor bulunuyor ayağına iyi paraya satmıştım, derken film gene başladı otomatik başlatı açık olduğu için okuyucunun, dedim bir de bu eksik, en baştan mı seyretcem bu kahır dolu hayatı, hooooop ikinci kısım başladı, ikinci kısım izlendi, sonra üçüncü kısım, sonra dördüncü kısım, dördüncü kısmın sonunda kız mutlu sona ulaştı da bu nedir ya, kırk yılın başı aldığım orjinal dvd, diziden çakma film çıktı. gene ucuz kurtardım filmi 3 boyutlu alsaydım dvd'yi gucci 3d gözlükte almak zorunda kalıcaktım, ya da kiralancak bir yer varsa, saat üzerinden kiralanıyorsa gözlük iflas ettirir insanı dizi gibi film ya da bilmiyorum sahilde takarım gözüme herkesin gözlüğünün yanında polarized yazarken benimkinde 3d yazar.

No comments:

Post a Comment