
bazen gün içinde durup önceki günlerde aklıma gelenleri aklıma getiriyorum, çünkü o an bazen çok yoğun oluyorum aklımdakilere ayıp etmemek için o an gerekli önemi veremiyormuşum gibi, mesela geçen gün otobüsdeydim, onlar pek bana bakmıyor ama ben insanlara bakıyordum ki aklından neler geçiriyorlar diye geçiriyordum ki, çok da enterasan bir şey olmadı işte o noktada. yol boyunca gittim işte, hiç tanımadığım insanlarla yolculuk yapıyorum her gün, halbuki insanlar birbirini en iyi yolculuklarda tanırmış, yahu hiçbirinizi tanımıyorum, ne işiniz var hepinizin bu otobüsde diyip hepsini teker teker dışarı atmam mı gerek yoksa apparatu'nun skate fails'lerden birer koli alıp tek tek ev ziyaretine mi giderim o kısım da tarihin kapalı defterlerinde sır olarak kalsın.

tabi anlamayan da olabilir hediyemi, işte o kısım karşı tarafın yaratıcılığına kalmış, bunları duvara asıp ister kıyafet mi asar ya da bir tablo ya da sadece kendisini, bunu yeryüzü bilimcileri bile bilemez. tam olarak seneyi hatırlamıyorum ama evde yaratıcı fikirler öne atabildiğim senelerdi, bizim eve de bir hediye gelmişti, gümüşten bir şey, yılbaşı zamanında gelen bir hediye olduğu için de alan kişi de ismi olan bir dükkandan almış, neyse bir şekilde bu acayip gümüş hediyesi bizim evin yolunu bulmuştu ve bizim de ona sahip çıkmamız gerekiyordu, uzun süre ne yapacağımızı bilemedik, hediyeyi alan eve gelir de hediyesinin kullanıldığını göremez korkusuyla, bak işte süper hediye kullanıyoruz diye salona koymuştuk ama bir o kadar ortalıkta göründüğü gibi aynı anda da görünmüyordu çünkü diğer kişilerde bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa verebileceğimiz bir cevap yoktu, çözümü nasıl mı bulduk, ürünün satıldığı dükkana gittik, aynısını nereye koyduklarını ve etikete ne olarak damgaladıklarını bulduk, sonrasında da hiç kullanmadığımız bu hediyeyi başka bir yılbaşında biz başkasına verdik.
No comments:
Post a Comment